Hayatıma tek başıma devam edeceğim. Her şeyi tek başıma yapacağım artık. Neden mi? Çünkü sevilmeyi öğrendiğim yerden sevilmemeyi de gördüm ben. Denedim, gerçekten her şeyi denedim. Çabaladım. Onun "bitti" demesine rağmen, insanı son raddeye getirene kadar, o son duvarı görene kadar ben çabaladım. Biliyorum hatalıyım. Biliyorum, her boku sadece ben yaptım. Ama düzelmeye yemin ettim.
Artık kendim için yaşıyorum. Kendim için yaşayacağım. Yeni bir yol çizeceğim kendime; ister eskiler yanımda dursun, ister eskiler gitsin. İnanın güçlü bir şekilde dönmek ne demek, onu da bilmiyorum şu an. Eskiden iki insanın birbirini severek ayrılmasına inanmazdım. Birinin kalbi soğur diye düşünürdüm hep. Gerçekten de öyleymiş işte. Biri gidermiş, biri kalırmış.
Olsun. Olduğum yerden yine de çok mutluyum. Gidiyorum, dönüyorum; bu benim. İçim dışım bir. Ve ilk defa bu gece kendim olmayı başardım. Çok değişmiştim onun için. Çok sevmiştim, hala da seviyorum. Hala severim, hala vazgeçmem ama içimdeki o ses artık "yapma" diyor. "Sus" diyor, "sus Ela, sus kızım."
Kendime bakıyorum ve "Kızım sen neler atlattın," diyorum. "Bunu mu atlatamayacaksın?"
Evet, canım yanıyor, hayat şu an çok düz ve gri. Ama bu gece o sessizlikte kendimi buldum ya, bu bana yeter.
Yorumlar
Yorum Gönder