Ana içeriğe atla

Tekrar Dene!

Bu başlık saçma gibi gelse de aslında bir o kadar da anlamlı geliyor. Bir dusunelim.. kac kere tekrar yasamak icin bir adım attınız? Kac kere yeni bir sey denemeye kalktınız ? 
Yeni başlangıç yapmak için bir adım beklersiniz ve o adım geldiğinde her şeyin tekrar başlayacağına emin ve korkaksınız. Korktuğunuz anda aslında her şey yeniden başlar. Tekrar denemek için bir şansınız var gibi gözükse de maalesef aslında hiçbir şey eskisi gibi veya daha iyi olmuyor. Her şey eskiden daha beter oluyor. Birileri özgürlüğün tadını yaşarken diğeri tutsaklığını yaşıyor ve zaman böylece akıp gidiyor.
Kafama koyduğunu yapan bir insan olmaya çalıştım. Gerçekten çalıştım ama bende ümit bitti. Artık kendime yerine getirebileceğim bir söz verdim. Kimse ben değil bende kimse değilim. Kimse canımı yakamaz. Yaktırmam. Şahsen yakarlarsa yakarım.  Bir arkadaşımın sözü aklıma geliyor "senden korksunlar mi? " Evet,Korksunlar bunu yaparsam aynı şeyi yaşarım diye korksunlar. Çünkü bunun için ben yemin ettim. Böyle bir insan olacağım aklımın ucundan bile geçmezdi lakin hayat şartları ve hayatıma kendim aldığım insanlar beni böyle bir yola sürükledi.  Gerçekten böyle bir insan olmak istemezdim ama hepsi sizin başınız altından çıktı ve ben artık dayanamadım.   
Ayni şeyleri siz yaşayınca "Ela, senden utanıyorum" ne demek sizce ? Ben sizin yaptığınızı yaptım:) yani aslında utanması gereken ben değilim sizlersiniz. 
Bu günler çabuk geçmeyecek biliyorum lakin her şey geri de kaldığı gibi benim bugünkü halimde geri de kalacak ve yarın bugünden daha güçlü olacağım. Sizler önemli değilsiniz lakin bu benim hayatım ve benim kararlarım artık kimsenin ne dediğini hiç düşünemem. (Bir kişi hariç:) ) 
Kuzular, bu yazı benim için bir adım meselesi idi. Ve bunu her geçen ay arttiracagima yemin ediyorum. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Başlangıç Yaptım, Sonuna Kadar Benimle

"Başlangıç" deyince ne geliyor aklınıza? Sıfırdan başlamak… Yeni bir adım atmak… Belki de yeniden başlamak. Her başlangıcın sonunu önceden bilmeniz mümkün değil. Bazen bu yol hüzünle biter, bazen mutlulukla. Ama bazı anlar vardır ki, o mutluluğun hiç bitmemesini istersiniz. Neden mi? Çünkü evet, her şeyin bir sonu vardır. Ama "mutlu bir sonsuzluk" yaratmak, tamamen sizin elinizdedir. Mutlu ya da mutsuz bir son… Bu, sizin seçimlerinizle şekillenir. Zaman zaman şu sorularla karşılaşıyorum: “Sen mi seçtin bunu?” “Gerçekten sen mi yaptın?” Evet. Ben seçtim. Ben yaptım. Ve ne olursa olsun, arkasındayım. Çünkü bu, benim hayatım. Benim kararım. Kimseyi ilgilendirmez. Beni tanıyanlar iyi bilir; ben çokça tavsiye veririm. Ama kimseye hiçbir şeyi zorla yaptıramam. Dinlersiniz ya da dinlemezsiniz – bu tamamen size kalmış.  Hayat sizin, seçimler sizin. Karar da, sonuç da sizin olacak. Tavsiyemi alırsınız, değerlendirirsiniz. Ama sonra dönüp de "Senin yüzünden böyle o...

Kim Bilir?

 Hayatı çok ciddiye aldıkça, daha çok üzülüyorsun. Daha çok kırılıyorsun, daha çok yoruluyorsun. Belki de her şeyi bu kadar önemsememek gerekiyor. Belki de bazen hiçbir şey yapmamak, her şeyi yapmaktan daha iyidir. Ben bunu geç fark ettim. Ama biri vardı, bana bu duyguları anlatan. Değerliydi. Onunla birlikte anladım bazı şeyleri. Mesela, insan kendi olamadığında yoruluyor en çok. Kendi gibi yaşamadığında, başkası olmaya çalıştığında eksiliyor. Ve bunu fark etmiyorsun bile. O yüzden en büyük mesele, kendin olmak aslında. Ne istediğini senden başka kim bilebilir? Anlatsan bile, kimse tam olarak anlayamaz seni. Sadece kendi gözlüklerinden bakarlar. Tavsiye verirler, konuşurlar, yön gösterirler. Ama karar senindir. O yüzden biri bir şey söyledi diye onu yapmak zorunda değilsin. Kendini duy. Ne hissediyorsun? Ne istiyorsun? Cevap orada. İnsanlar çok konuşur. Bazen bilmediği şeyler hakkında da… Ama sen neye inanıyorsan, onu yap. Ne istiyorsan, onun peşinden git. Çünkü bu senin hayatın. ...

Geceyle Konuştum, Kendimi Buldum.

 Bugün kendimle biraz daha derinden konuştuğum bir gün oldu.Bazen oturup geçmişime, hissettiklerime, neden böyle biri olduğuma bakıyorum.Doğduğum geceyi düşünmek bile garip şekilde huzur veriyor bana.23.00 civarı… İstanbul’un karanlığı, denizin sesi, hafif bir rüzgâr…Bir şekilde içimde hâlâ o gecenin izleri var gibi.. Akrep burcunun kapılarından geçtiğimi bilmek bana hep tuhaf bir “ev hissi” veriyor.Karanlığı anlamak bana küçük yaşlardan beri doğal geliyor.İnsanların söylemediklerini sezmek, suskunlukların ardındaki gölgeleri fark etmek…Bunlar bazen yorucu olsa da, bir yandan da beni ben yapan şeyler.Sanki evren “Sen bunları göreceksin, ama bunların arasından kendi ışığını çıkaracaksın” demiş gibi. Ay’ın etkisiyle içimde iki farklı ritim var.Bir yanım durmadan konuşmak, öğrenmek, bağlantı kurmak istiyor.Diğer yanım ise bazen tek ses bile duymak istemiyor; sadece sakin bir oda, hafif bir müzik ve kendi dünyam…Bu iki hâlin bana karmaşıklık değil, bir çeşit zenginlik kattığını yeni ye...