Ana içeriğe atla

Düşünüyorum..

 Bir beyaz sayfayı doldururum düşüncesiyle geliyorum buraya. Ama kalakalıyorum bazen. Nerden yazarak başlayabilirim? Nasıl yazarak başlayabilirim.. Çok düşünüyorum. Her şeyi yeniden yazabilsem nasıl olurdu acaba? diye. Belki güzel olur belki daha berbat olur bilmiyorum ama yeniden başlamalıyım sıfırdan. Nasıl yapabilirim hicbir fikrim yok. Yeni bir hayat kuruyorum kafamda ama bir gram bile hayatıma uygulayamiyorum. Vazgeçiyorum her şeyden teker teker. Hem hayatımdan hemde hayallerimden yavaş yavaş vazgeçiyorum. Yapamam diye düşünüyorum ama yapabilirim de.. 

Yaptıklarım oldu ama yapamadiklarim daha fazla. Nasıl oldurabilirim bilmiyorum. Yeni hayatima başlamak için son 1 hafta ve buna dayanmak istiyorum ama buna dayanabilecek gücüm yok. Ayaklanmam için sadece bir cümle lazım bana. Ama bunu diyen kimse yok, maalesef. Çok detaylı biri değilimdir. Her detayı düşünemem ve bence kimse düşünemez. Her detayı düşünürsek kaç kere vazgeçer tekrar toparlarız ki acaba toparlayabilir miyiz ? O da bir şey tabi.. 

Ben hayatıma hicbir şekilde devam edemiyorum. Başlayamadım bile bunun farkındayım. Toparlayabilsem,yapabilirim ama toparlayacak gücüm yok maalesef. Hep mutlu olmaya calisiyorum ama nereye kadar mutluymuş gibi gözükebilirim? Bir yere kadar ve bu yer de buraya kadarmış. Umut, hayat, istek her şeyin bitişine geldim belki de ve bunun farkında değilim. 

Her şeyin bitişine kadeh kaldırıyorum..

...

..

.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Geceyle Konuştum, Kendimi Buldum.

 Bugün kendimle biraz daha derinden konuştuğum bir gün oldu.Bazen oturup geçmişime, hissettiklerime, neden böyle biri olduğuma bakıyorum.Doğduğum geceyi düşünmek bile garip şekilde huzur veriyor bana.23.00 civarı… İstanbul’un karanlığı, denizin sesi, hafif bir rüzgâr…Bir şekilde içimde hâlâ o gecenin izleri var gibi.. Akrep burcunun kapılarından geçtiğimi bilmek bana hep tuhaf bir “ev hissi” veriyor.Karanlığı anlamak bana küçük yaşlardan beri doğal geliyor.İnsanların söylemediklerini sezmek, suskunlukların ardındaki gölgeleri fark etmek…Bunlar bazen yorucu olsa da, bir yandan da beni ben yapan şeyler.Sanki evren “Sen bunları göreceksin, ama bunların arasından kendi ışığını çıkaracaksın” demiş gibi. Ay’ın etkisiyle içimde iki farklı ritim var.Bir yanım durmadan konuşmak, öğrenmek, bağlantı kurmak istiyor.Diğer yanım ise bazen tek ses bile duymak istemiyor; sadece sakin bir oda, hafif bir müzik ve kendi dünyam…Bu iki hâlin bana karmaşıklık değil, bir çeşit zenginlik kattığını yeni ye...

Bir Başlangıç Yaptım, Sonuna Kadar Benimle

"Başlangıç" deyince ne geliyor aklınıza? Sıfırdan başlamak… Yeni bir adım atmak… Belki de yeniden başlamak. Her başlangıcın sonunu önceden bilmeniz mümkün değil. Bazen bu yol hüzünle biter, bazen mutlulukla. Ama bazı anlar vardır ki, o mutluluğun hiç bitmemesini istersiniz. Neden mi? Çünkü evet, her şeyin bir sonu vardır. Ama "mutlu bir sonsuzluk" yaratmak, tamamen sizin elinizdedir. Mutlu ya da mutsuz bir son… Bu, sizin seçimlerinizle şekillenir. Zaman zaman şu sorularla karşılaşıyorum: “Sen mi seçtin bunu?” “Gerçekten sen mi yaptın?” Evet. Ben seçtim. Ben yaptım. Ve ne olursa olsun, arkasındayım. Çünkü bu, benim hayatım. Benim kararım. Kimseyi ilgilendirmez. Beni tanıyanlar iyi bilir; ben çokça tavsiye veririm. Ama kimseye hiçbir şeyi zorla yaptıramam. Dinlersiniz ya da dinlemezsiniz – bu tamamen size kalmış.  Hayat sizin, seçimler sizin. Karar da, sonuç da sizin olacak. Tavsiyemi alırsınız, değerlendirirsiniz. Ama sonra dönüp de "Senin yüzünden böyle o...

Yeter Artık: Cesaretin ve Umudun Günlüğü

Belki her ay “kız neden yazmıyor” diye merak ediyorsunuzdur; belki de umurunuzda bile değildir — bilemiyorum. Benim içinse bu yazılar bir nefes, bir kayıt, birlikte öğrenip birlikte yaşadıklarımızın küçük bir aynası oldu. Her satırda yalnızca anılar değil, üstesinden gelinen şeyler, düşülen yerler ve yeniden kalkmalar saklı. Hayat boyunca birçok şey yaşadım. Bu yaşadıklarımın altından kalkmak, hayatı düzene sokmak kolay olmadı; ama pes etmedim. Tek yaptığım şey basit: inandım ve kalktım. Kolay değildi, olmayacaktı da. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda, o zorlukların çoğunu geride bırakmış biriyim. “Neleri bile atlatırım?” diyorum içimden — ve görüyorum ki aslında düşündüğümden daha fazlasını aşmışım. En değerli keşfim şu oldu: cesurduk. Cesurluk, kahramanlık yapmaktan çok farklı; küçük adımlarla, tekrar tekrar kalkabilmek. Biz cesuruz. Yalnızca bize daha cesur birine ihtiyacımız var — belki de o kişi biziz. Kendimizi övmek gibi olmasın ama yaşadıklarım bana bir şey öğretti: dayanıklılı...