Ana içeriğe atla

Söylerler


/ 25.04.2023

Zamanla geçer diyorlar ama benim zamanla daha çok canım acıyor. Neden? Keşke hiç olmasaydı diyorsun ama bazen iyi ki oldu diyorsun. Belki hayatıma hiç girmemiş olsaydı diyorum ama bazen de iyi ki yaşadım diyorum. 

En yakın arkadaşımla yüzleşemedim mesela. Ona söyleyemedim bile. Onca şeyi ilk güvenip anlattığım arkadaşımı o sıralarda çok yok saydım. Tek güvendiğim insani bıraktım. Canım çok acıdı ama hepsi benim hatam. Hatalar neden olur? Hep ikilemde kaldığımdan mı? Kararsız kaldığımdan mı? 


/ 04.05.2023

Yemin ederim özür dilemekten o kadar sıkıldım ki. Tamam büyüdüm diyorum yeter sonuna kadar buyudum ama nereye kadar bu böyle devam edecek diye düşünüyorsun? Daha ne kadar vurulabilirim. Daha ne kadar ? Evet güvenmek aptallıkmış ve hataymış. Arkadaşlar çok düşündüm ve net olarak hata olduğunun farkına vardım sadece benim için değil bende onun için bir hataydım. Çünkü onun hak ettiği benimle olması değil ona bir hediye olurdu :) . Ama benim onunla birlikte olmam birinin bedduası üzerine olmuş olabilir. Hani artık o derece söylüyorum. Zıt karakterler zıt davranışlar ne gerek var zıt olmaya..

Ben artık hayatımda birini de istemiyorum. Tek başıma, yalnızlığımla ve güçlüyüm. Ben biri olmadan yaşayabilirim. Ben biri olmadan yapabilirim. Daha öncesi ve sonrası nasıl yaptıysam öyle yapabilirim. Yaparım da. Sadece aksiyon lazım oluyor arada :) 

Deli diyorsunuz çılgın diyorsunuz.. Evet deliyim çılgınım enerjigim ve harika hissediyorum artık değer verdiklerinin sayısı bir elimin parmağını geçmez. O derece söylüyorum. Akıllandım dediğimiz kısıma geliyorum şimdi.. bu mu akıllanmak?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Geceyle Konuştum, Kendimi Buldum.

 Bugün kendimle biraz daha derinden konuştuğum bir gün oldu.Bazen oturup geçmişime, hissettiklerime, neden böyle biri olduğuma bakıyorum.Doğduğum geceyi düşünmek bile garip şekilde huzur veriyor bana.23.00 civarı… İstanbul’un karanlığı, denizin sesi, hafif bir rüzgâr…Bir şekilde içimde hâlâ o gecenin izleri var gibi.. Akrep burcunun kapılarından geçtiğimi bilmek bana hep tuhaf bir “ev hissi” veriyor.Karanlığı anlamak bana küçük yaşlardan beri doğal geliyor.İnsanların söylemediklerini sezmek, suskunlukların ardındaki gölgeleri fark etmek…Bunlar bazen yorucu olsa da, bir yandan da beni ben yapan şeyler.Sanki evren “Sen bunları göreceksin, ama bunların arasından kendi ışığını çıkaracaksın” demiş gibi. Ay’ın etkisiyle içimde iki farklı ritim var.Bir yanım durmadan konuşmak, öğrenmek, bağlantı kurmak istiyor.Diğer yanım ise bazen tek ses bile duymak istemiyor; sadece sakin bir oda, hafif bir müzik ve kendi dünyam…Bu iki hâlin bana karmaşıklık değil, bir çeşit zenginlik kattığını yeni ye...

Yeter Artık: Cesaretin ve Umudun Günlüğü

Belki her ay “kız neden yazmıyor” diye merak ediyorsunuzdur; belki de umurunuzda bile değildir — bilemiyorum. Benim içinse bu yazılar bir nefes, bir kayıt, birlikte öğrenip birlikte yaşadıklarımızın küçük bir aynası oldu. Her satırda yalnızca anılar değil, üstesinden gelinen şeyler, düşülen yerler ve yeniden kalkmalar saklı. Hayat boyunca birçok şey yaşadım. Bu yaşadıklarımın altından kalkmak, hayatı düzene sokmak kolay olmadı; ama pes etmedim. Tek yaptığım şey basit: inandım ve kalktım. Kolay değildi, olmayacaktı da. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda, o zorlukların çoğunu geride bırakmış biriyim. “Neleri bile atlatırım?” diyorum içimden — ve görüyorum ki aslında düşündüğümden daha fazlasını aşmışım. En değerli keşfim şu oldu: cesurduk. Cesurluk, kahramanlık yapmaktan çok farklı; küçük adımlarla, tekrar tekrar kalkabilmek. Biz cesuruz. Yalnızca bize daha cesur birine ihtiyacımız var — belki de o kişi biziz. Kendimizi övmek gibi olmasın ama yaşadıklarım bana bir şey öğretti: dayanıklılı...

Hatalar ve İnsanlar

Hayatta hata, hiç beklenmedik bir yerden doğabilir. Güvendiğiniz biri, sevdiğiniz bir insan... Başlangıçta, onların hata yapabileceğini kabul etmek zordur. "Yapmaz" dersiniz, savunursunuz. Ama gerçek ortaya çıktığında, işte o zaman kahrolursunuz. Sonrasında oturur, düşünürsünüz. Neler yaptığınızı, neler anlattığınızı hatırlarsınız. Ve işte o an fark edersiniz; elinize ne büyük kozlar verdiğinizi... Hatanızın büyüklüğü tüm çıplaklığıyla önünüze serilir. Hele ki bu hata, güvendiğiniz biriyle ilgiliyse pişmanlık daha derin bir yara açar. Kendi kendinize kızarsınız: "Hiç mi akıllanmadın? Nasıl bu kadar kolay güvendin?" diye sorarsınız. Çünkü insan, hayatının her köşesinde bir konuda arkasından kuyu kazılmayacağını düşünerek anlatır yaşadıklarını. Ama sonunda öğrenirsiniz; kuyu her zaman kazılır. Yine de bir teselli vardır: İlahi Adalet. Türkiye'nin adalet sistemi bazen yetersiz kalsa da İlahi Adalet er ya da geç tecelli eder. Yaptıklarımız, söylediklerimiz, ver...