Ana içeriğe atla

DERİN

Bazen derin duygulara kapılırsınız ama o derin duygulardan çıkmanız sadece dakikanıza bakar ya da dinlediğiniz şarkıya bakar.. Hani bir söz vardır "canından saydığın yar bile bir gün el olur.." Unutmayın, kimse sizi siz izin vermediğiniz sürece ezemez, üzemez. Hayatınıza bakın ve kendinize gelin. Gelip geçici şeyler için ne birini üzün ne de kırın. Boyun eğmeyin sırf biri için gerek var mı ? Yok. İyi insanlar mutlu olmayı hep hak eder ama kötü insanlar mutlu olmayı değil yaşamayı bile hak etmiyorlar aslında.. 

Birinde hakkınız varsa hep helal edin diyorum ama şu sıralar bu kararım çok değişti. Canınızı yakanın canını yakın. Üzeni, üzün. Hak ettiğini en kısa zamanda yaşayacak zaten. Ya biz yapmışız ya da başkası. Başkasına gerek olduğunu düşünmeyin ve siz yapın. Ne gerek var.. Belki de gerek kalmayacak. 

Beni tanıyan çok iyi tanır. Çocukluk deseniz bile ben böyle büyüdüm ve değişmeye hiç niyetim yok. Kafama koyduğum, ağzımdan çıkan her şeyi yaparım. Güçten değil bu,asla. İçimde çocukken hep ukte kalmıştır. Hayallerim hep yarım kalmıştır. Belki de o yüzdendir bu çocukluğum, yaptıklarım..

Bir olaydan sonra sıfırdan başlamak çok uzun zamanınızı alabilir ama almamalı. Belki benim gibi acemisinizdir, uzun sürebilir lakin unutmayın karşınızdaki kişi acemi değildir. Hep güçlü olun. Bana genelde Ela sen çok güçlü bir kadınsın, diyorlar. Sizce güçlü müyüm? Yoksa umursamıyor muyum? Bence her ikisinden de biraz.. 

Diğer konum ise YALAN üzerine olacaktır. İlk önce düşünün. Yalan nedir? 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Geceyle Konuştum, Kendimi Buldum.

 Bugün kendimle biraz daha derinden konuştuğum bir gün oldu.Bazen oturup geçmişime, hissettiklerime, neden böyle biri olduğuma bakıyorum.Doğduğum geceyi düşünmek bile garip şekilde huzur veriyor bana.23.00 civarı… İstanbul’un karanlığı, denizin sesi, hafif bir rüzgâr…Bir şekilde içimde hâlâ o gecenin izleri var gibi.. Akrep burcunun kapılarından geçtiğimi bilmek bana hep tuhaf bir “ev hissi” veriyor.Karanlığı anlamak bana küçük yaşlardan beri doğal geliyor.İnsanların söylemediklerini sezmek, suskunlukların ardındaki gölgeleri fark etmek…Bunlar bazen yorucu olsa da, bir yandan da beni ben yapan şeyler.Sanki evren “Sen bunları göreceksin, ama bunların arasından kendi ışığını çıkaracaksın” demiş gibi. Ay’ın etkisiyle içimde iki farklı ritim var.Bir yanım durmadan konuşmak, öğrenmek, bağlantı kurmak istiyor.Diğer yanım ise bazen tek ses bile duymak istemiyor; sadece sakin bir oda, hafif bir müzik ve kendi dünyam…Bu iki hâlin bana karmaşıklık değil, bir çeşit zenginlik kattığını yeni ye...

Yeter Artık: Cesaretin ve Umudun Günlüğü

Belki her ay “kız neden yazmıyor” diye merak ediyorsunuzdur; belki de umurunuzda bile değildir — bilemiyorum. Benim içinse bu yazılar bir nefes, bir kayıt, birlikte öğrenip birlikte yaşadıklarımızın küçük bir aynası oldu. Her satırda yalnızca anılar değil, üstesinden gelinen şeyler, düşülen yerler ve yeniden kalkmalar saklı. Hayat boyunca birçok şey yaşadım. Bu yaşadıklarımın altından kalkmak, hayatı düzene sokmak kolay olmadı; ama pes etmedim. Tek yaptığım şey basit: inandım ve kalktım. Kolay değildi, olmayacaktı da. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda, o zorlukların çoğunu geride bırakmış biriyim. “Neleri bile atlatırım?” diyorum içimden — ve görüyorum ki aslında düşündüğümden daha fazlasını aşmışım. En değerli keşfim şu oldu: cesurduk. Cesurluk, kahramanlık yapmaktan çok farklı; küçük adımlarla, tekrar tekrar kalkabilmek. Biz cesuruz. Yalnızca bize daha cesur birine ihtiyacımız var — belki de o kişi biziz. Kendimizi övmek gibi olmasın ama yaşadıklarım bana bir şey öğretti: dayanıklılı...

Hatalar ve İnsanlar

Hayatta hata, hiç beklenmedik bir yerden doğabilir. Güvendiğiniz biri, sevdiğiniz bir insan... Başlangıçta, onların hata yapabileceğini kabul etmek zordur. "Yapmaz" dersiniz, savunursunuz. Ama gerçek ortaya çıktığında, işte o zaman kahrolursunuz. Sonrasında oturur, düşünürsünüz. Neler yaptığınızı, neler anlattığınızı hatırlarsınız. Ve işte o an fark edersiniz; elinize ne büyük kozlar verdiğinizi... Hatanızın büyüklüğü tüm çıplaklığıyla önünüze serilir. Hele ki bu hata, güvendiğiniz biriyle ilgiliyse pişmanlık daha derin bir yara açar. Kendi kendinize kızarsınız: "Hiç mi akıllanmadın? Nasıl bu kadar kolay güvendin?" diye sorarsınız. Çünkü insan, hayatının her köşesinde bir konuda arkasından kuyu kazılmayacağını düşünerek anlatır yaşadıklarını. Ama sonunda öğrenirsiniz; kuyu her zaman kazılır. Yine de bir teselli vardır: İlahi Adalet. Türkiye'nin adalet sistemi bazen yetersiz kalsa da İlahi Adalet er ya da geç tecelli eder. Yaptıklarımız, söylediklerimiz, ver...