Ana içeriğe atla

BİYOKİMYA ÖZEL TETKİTLER

BİYOKİMYA

BÖBREK TAŞLARI (ÜROLİTİYAZİS)        

Moloz (konkrement) oluşturan idrar bileşenleri( A1) idrarda, çözünürlük eşiklerinin üzerinde bir derişime erişebilir. Metastabilite aralığı da denilen bu sınırlı alanda kristal oluşumu  ya hiç yoktur veya çözeltinin aşırı doymuş halde bulunmasına karşın çok yavaş gelişir. Öte yandan, derişimlerin metastabilite aralığını aşması halinde kritallenme görülür. Daha önce oluşmuş kristallerin çözülmesi ancak derişimin metastabilite aralığının altına indirilmesi ile olasıdır. Böbrek taşlarının en sık rastlanan yapıtaşı KALSİYUM OKSALAT(yaklaşık %70), kalsiyum fosfat veya magnezyum-amonyum fosfat(y. % 30), ürik asit veya ürat(y. %30), keza ksantin veya sistindir (%5). Önceden oluşmuş taşların kristalleşme tohum gibi davranması ve metastabilite aralığında bulunan diğer çözünmüş maddelerin çökelmesini kolaylaştırması nedeni ile bir taşta çok çeşitli maddeler bulunabilir. (bu nedenle total miktar>%100’dür.)

Sitrat, pirofosfat ve (asit)fosfat gibi bazı karma oluşturan maddeler Ca2+ bağlar ve Ca2+ derişimini düşürerek kalsiyum fosfat ve kalsiyum oksalatın çökelmesini önleyebilir.

Böbrek Ve İdrar Yolu Taşları

Böbrek ve idrar yolu taşları, yapıştırıcı bir madde olan mukus ve glikoproteinle çevrelenmiş, epitel hücreleri içeren heterojen kristalloidler sistemidir. Bu taşlar anyonlarına göre adlandırılır. En sık görülenleri oksalat, karbonat, fosfat ve ürat taşlarıdır. Bunların saf şekillerine az rastlanır. Genellikle böbrek taşları karışım (mikst) halde bulunur. Örneğin, oksalat + fosfat taşı gibi. Seyrek olan sistin, ksantin taşları da görülebilir. Katyon olarak kalsiyum, amonyum ve magnezyum bulunur.

Taşların Fiziksel Özellikleri:

{  Oksalat taşı son derece sert, koyu renkli ve pürtüklüdür.

{  Ürat taşı küçük, sert, koyu renkli ve düz yüzeylidir.

{  Fosfat taşı, çok kolay ufalanır,açık renklidir.

{  Karbonat taşı en yumuşak taştır ve birli beyaz renktedir.

Taşların kimyasal incelemesi

Taş agat havanda dövülerek toz haline getirilir. Ameliyatla çıkarılmış olan büyük taşların ortasından kesit alınarak toz haline getirilmelidir. Arta kalan taş numunesi hastaya iade edilerek saklanması önerilir.

TAŞI OLUŞTURAN KESİN NEDEN BİLİNMEMEKLE BERABER RİSK FAKTÖRLERİ

v  İdrar yolu enfeksiyonu

v  Böbrekteki yapısal bozukluklar

v  Böbrek hastalığı olanlar (renal tübüler asidoz, kistik böbrek hastalığı..)

v  Beslenme alışkanlıkları

v  Yetersiz sıvı alımı

v  Sıcak iklim kuşağında yaşamak

v  Hiperkalsiüri: idrarda aşırı kalsiyum bulunması , sistinüri: sistin, lizin, arjinin ve ornitinin ince barsak ve böbrek tubulus epitel hücrelerinden taşımada defekt sonucu otozomal resesif geçişli kalıtsal metabolik hastalıktır. , hiperokzalüri: kalsiyum oksalatın idrarda fazla bulunması nedeniyle nefrolitiyasiz ve nefrokalsinozis karakterizedir. , hiperürikozürü: idrarda ürik asit veya üratların aşırı miktarda bulunması.

v  Bazı ilaçlar (asetazolamide, anti viral ilaçlar..)

v  Bazı bağırsak hastaları(inflamatuar bağırsak hastalığı)

v  Genetik faktörler

v  Geçirilmiş bağırsak  (jejono ileal by-pass)ameliyatları

v  Metaboloik hastalıklar (gut hastalıkları..)

ETİYOLOJİSİNE GÖRE SINIFLANDIRILAN TAŞLAR

Enfeksiyon olmayan taşlar: Calcium oxalates, Calcium fosfat, ürik asit.

Enfeksiyon taşları: Magnezyum- amonyum- fosfat(phosohate fosfat demek), apatite, amonyum ürat

Genetik nedenler: sistin,ksantin, hidihroksiadenin.

“ilaç taşları”

X-RAY KARAKTERİSTİKLERİ

Radiopaque (radyoopak): calsium oxalet dihyrate(kalsiyum oksalat dihidrat), calsiyum oxalate monohydrate(kalsiyum oksalat monohidrat),Calsium phosphates (Kalsiyum Fosfat).

Poor radiopaque(Zayıf opak ): Magenzyum amonyum fosfat, apatit, sistin (cystine).

Radiolucent(radyolüsen ): ürik asit, amonyum ürat, ksantin, 2,8 dihydroxyadenine, İlaç taşları.

BÖBREK TAŞ ÇEŞİTLERİ

Karbonat Taşı: Taş toz haline getirilir. 1/10 sulu HCL ile karıştırılır. Köpürürse CO3 taşıdır.

Oksalat taşı:*Kalsiyum Bileşiği*

Bir miktar taş tozu deney tüpüne konur. 1/10 sulu HCL ile bek alevinde ısıtılıp tozun çözünmesi sağlanır. Soğuduktan sonra NH3 ilave edilir. Bulanıklık olursa fosfat veya oksalat ya da mikst(karışım)olabilir(oluşan amontum fosfat veya amontum oksalat nedeniyle). bu tüpe  CH3COOH  eklendiğinde bulanıklık açılırsa, fosfat taşı olduğu söylenir. Asetik asit varlığında bulanıklığın devam etmesi ise çökeleğin amonyum oksalat olduğunu gösterir.Ancak fosfat olmadığı kanıtlanamaz. Bu yüzden fosfat için aşağıdaki deney:

Fosfat Taşı:Amonyum Molibdat Deneyi / kalsiyum ya da amonyum-magnezyum bilelşiği

 Boş bir tüpe bir miktar taş tozu, üze,rne derişik HNO3 konulur. Isıtılarak toz eritilir. Bu eriyik üzerine süspansiyon halindeki NH4MoO4 tan bir miktar eklenir. Isıtılınca kanarya sarısı bir renk meydana gelir. Bu renk fosfomolibdat oluştuğunu ve taşta PO4 olduğunu gösterir.

Ürat Taşı: Müreksit Deneyi/ amonyum bileşiği

Taş tozundan az bir miktar porselen kapsül üzerine konur.1-2 damla derişik HNO3 damlatılıp alev üzerinde gezdirilerek kuruyana kadar ısıtılır(yaş külleştirme).Soğuduktan sonra NaOH veya NH3 damlatılarak alkalileştirilir. Mor renk, taşta ürat olduğunu kantlar. Bu deneylerle taşın bileşimindeki anyonlar belirlenmiş olur. Katyonlarının ayrıca incelenmesine çoğunlukla gerek yoktur. Oksalatın ancak kalsiyum bileşiği, fosfatın kalsiyum ya da amonyum-magnezyum bileşiği, üratin ise özellikle amonyum bileşiği söz konudur.

 

BÖBREK TAŞINDAN KORUNMA YOLLARI

  Beslenme düzenine dikkat!!

  Başlıca su olmak kaydıyla bol miktarda (günde 2,5) sıvı almak

  Kola, gazoz gibi asitli içecekleri mümkünse tüketmemek.

  Çay, kahve tüketimini azaltmak.

  Greyfut suyu ve elma suyunun taş hastalığı riskini arttırabilir. *Saf limon suyu böbrek taşını oluşumunu engeller* *Saf limon suyu koruyucudur.*

  Süt ve süt ürünlweinin tüketilmemesi taş oluşum riskini arttırır. Kalsiyumdan yoksun diyetler uygulanmamalıdır. Süt, yoğurt, peynir gibi besinler makul ölçülerde tüketilmelidir.

  Bol lifli besinleri tercih edin.

  Yükselet oksalat içeren pancar, soya, kara çay, çikolata, kakao , kuru incir, karabiber, fındık, maydanoz, haşhaş tohumu, ıspanak, çilek bçğürtlen vs. besinleri aşırı tüketmemek.

  Taş hastalığı olanların bira ve diğer alkollü içecekler, anquez,sardalya,sakat at, kuru bakliyat,mantar, ıspanak, kuşkonmaz, karnabahar ve et tüketiminin kısıtlaması.

  Tuz kullanımı azaltmak,

  Bol bol hareket edip vücudu incitmeyecek şekilde egzersiz yapmak.

  Stres uzak bir hayat.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Geceyle Konuştum, Kendimi Buldum.

 Bugün kendimle biraz daha derinden konuştuğum bir gün oldu.Bazen oturup geçmişime, hissettiklerime, neden böyle biri olduğuma bakıyorum.Doğduğum geceyi düşünmek bile garip şekilde huzur veriyor bana.23.00 civarı… İstanbul’un karanlığı, denizin sesi, hafif bir rüzgâr…Bir şekilde içimde hâlâ o gecenin izleri var gibi.. Akrep burcunun kapılarından geçtiğimi bilmek bana hep tuhaf bir “ev hissi” veriyor.Karanlığı anlamak bana küçük yaşlardan beri doğal geliyor.İnsanların söylemediklerini sezmek, suskunlukların ardındaki gölgeleri fark etmek…Bunlar bazen yorucu olsa da, bir yandan da beni ben yapan şeyler.Sanki evren “Sen bunları göreceksin, ama bunların arasından kendi ışığını çıkaracaksın” demiş gibi. Ay’ın etkisiyle içimde iki farklı ritim var.Bir yanım durmadan konuşmak, öğrenmek, bağlantı kurmak istiyor.Diğer yanım ise bazen tek ses bile duymak istemiyor; sadece sakin bir oda, hafif bir müzik ve kendi dünyam…Bu iki hâlin bana karmaşıklık değil, bir çeşit zenginlik kattığını yeni ye...

Yeter Artık: Cesaretin ve Umudun Günlüğü

Belki her ay “kız neden yazmıyor” diye merak ediyorsunuzdur; belki de umurunuzda bile değildir — bilemiyorum. Benim içinse bu yazılar bir nefes, bir kayıt, birlikte öğrenip birlikte yaşadıklarımızın küçük bir aynası oldu. Her satırda yalnızca anılar değil, üstesinden gelinen şeyler, düşülen yerler ve yeniden kalkmalar saklı. Hayat boyunca birçok şey yaşadım. Bu yaşadıklarımın altından kalkmak, hayatı düzene sokmak kolay olmadı; ama pes etmedim. Tek yaptığım şey basit: inandım ve kalktım. Kolay değildi, olmayacaktı da. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda, o zorlukların çoğunu geride bırakmış biriyim. “Neleri bile atlatırım?” diyorum içimden — ve görüyorum ki aslında düşündüğümden daha fazlasını aşmışım. En değerli keşfim şu oldu: cesurduk. Cesurluk, kahramanlık yapmaktan çok farklı; küçük adımlarla, tekrar tekrar kalkabilmek. Biz cesuruz. Yalnızca bize daha cesur birine ihtiyacımız var — belki de o kişi biziz. Kendimizi övmek gibi olmasın ama yaşadıklarım bana bir şey öğretti: dayanıklılı...

Hatalar ve İnsanlar

Hayatta hata, hiç beklenmedik bir yerden doğabilir. Güvendiğiniz biri, sevdiğiniz bir insan... Başlangıçta, onların hata yapabileceğini kabul etmek zordur. "Yapmaz" dersiniz, savunursunuz. Ama gerçek ortaya çıktığında, işte o zaman kahrolursunuz. Sonrasında oturur, düşünürsünüz. Neler yaptığınızı, neler anlattığınızı hatırlarsınız. Ve işte o an fark edersiniz; elinize ne büyük kozlar verdiğinizi... Hatanızın büyüklüğü tüm çıplaklığıyla önünüze serilir. Hele ki bu hata, güvendiğiniz biriyle ilgiliyse pişmanlık daha derin bir yara açar. Kendi kendinize kızarsınız: "Hiç mi akıllanmadın? Nasıl bu kadar kolay güvendin?" diye sorarsınız. Çünkü insan, hayatının her köşesinde bir konuda arkasından kuyu kazılmayacağını düşünerek anlatır yaşadıklarını. Ama sonunda öğrenirsiniz; kuyu her zaman kazılır. Yine de bir teselli vardır: İlahi Adalet. Türkiye'nin adalet sistemi bazen yetersiz kalsa da İlahi Adalet er ya da geç tecelli eder. Yaptıklarımız, söylediklerimiz, ver...